Showing posts with label Hossein Sadri. Show all posts
Showing posts with label Hossein Sadri. Show all posts

Monday, 5 August 2013

Niye Karşı Çıkılıyor 28, Hossein Sadri

Değerli arkadaşlar burada anlaşılmayacak ne var bunu gerçekten anlayamıyorum. Che Guevara’nın burnuna estetik ameliyatı yapılması gibi birşeydir bu. Yüzünün estetiği üzerine yarışma açılması meselesi gibidir. sulukule’den arkadaşlarımız kovulmadan önce sulukulede bir kentsel dönüşüm projesi yapılmak isteniliyordu. Siz de kalkıp tam o günlerde ya sulukuleye planlanan projeyi değil de bizimkini yapın demeniz ne kadar abes olurdu. Orada bir proje yapılmak isteniliyordu ve bize de buna karşı durmak düşerdi. Gezi’ye yapılmak istenen projenin sadece niteliksizliği deiğildi sorun. Talep oraya proje yapılmamasıdır. “dokunma” sloganını üreten bunun için mücadele eden insanlara biraz saygı duyalım lütfen. dokunmayalım ve dkundurtmayalım.

Niye Karşı Çıkılıyor 25, Hossein Sadri

Çamlıca Tepesine camii projesi yarışmasını da desteklemişsiniz herhalde. Biz ona da karşı çıktık. maalesef biz o kadar marjinal kalıyoruz ki gücümüz hiç bir zaman sansür etmeye yetmiyor. çamlıcada olduğu gibi, 3. köprüde olduğu gibi. Sesimizi çıkarmaya çalışıyoruz. Bu da statükocuları rahatsız ediyor. Umarım siz rahatsız olmamışsınızdır.

Niye Karşı Çıkılıyor 24, Hossein Sadri

fikir özgür ortamında beyan edilir. Sadece belli bir kitleden sorulmaz, herkese açık olur. Serbest olur. Yarışma şartnamesinin dayatılarına bakızın lütfen. Fikir yarışarak değil bir araya gelrek olgunlaşır. Ayrıca bunların hepsinin ötesinde tehrir meydanını gelin tasarlayalım diye bir yarışma nasıl olamaz ise, bu da olamaz. Fikir beyan etmeye kimse karşı değiş elbette, ancak taksime ve geziye tasarımsal müdahaleleri meşrulaştıracak zemin oluşturan bu yarışmaya karşıyız. Saygılar

Niye Karşı Çıkılıyor 9, Hossein Sadri

neden karşı çıktığımı size başka bir deyişle tekrar yazmak istedim. 1) Gezi direnişine katıldığınızda orada bir kolektif ruhun hakim olduğunu görmüşsünüzdür. Ortaya bir sürü düşünce konulur, bazısı daha fazla kabul görerek uygulanır, denenir, eleştirilir, geliştirilir ve olgunlaştırılır ve yaşatılır. Oradaki kütüphane fikri gibi, super market gibi, anıt gibi, bostan gibi mekanların oluşması kolektif bir sürecin bir parçası olur. Mimari tasarım yarışmasında bu kolektiflik yoktur. Bir kişinin topluma direttiği fikir vardır. Bu nedenle herkese ait olan mekanların dönüşümü kolektif bir düşünme/gerçekleştirme süreciyle mümkün. Mimarlık eğitiminde bizim ülkelerde en eksik kalan yön budur. "ben merkezli" bir eğitim modeli var. karar veren mimar oluyor. halbuki örneğin gezideki bostanda nasıl bir ziraat mühendisi gelip de teknik bilgisiyle düşünceyi olgunlaştırabiliyorsa, bir mimar da aynen bu şekilde kolektif ortaya çıkan düşüncelere katkı yapabilir. bunun dünyada çok güzel örnekleri var. (Spatial Agency kitabı ve webstiesinde yayınlanan birçok örnek bu sıfatları içeriyor).
2) fikirler yarışarak değil birbirine katkı koyarak gelişir. bunun muhteşem örneği gezi olayı sonrasınd aoluşan forumlardı. katıldıysanız biliyorsunuzki orada nasıl farklı düşünceler birbirini besler, geliştirir. çünkü oradaki düşünme de kolektif bir eylemdir. Sistemin bize dayattığı ve hayatımızı sömürdüğü en insanlık dışı etkisi bu yarışma ruhu değil midir? bizim birlikte olmamızı engelleyen şey bu değil midir? dünyanın kirlenmesine, çevrelerimizin yok olmasına, tüm doğal kaynakların tüketilmesine sebep olan şey yarışma değil midir? Yarışma düşüncesinin karşısında ise dayanışma geliyor. gezi de de olduğu gibi. gezideki bostan bir dayanışma mekanıydı. bu nedenle de hiç "bir mimar" onu gerçekleştiremez.
3)geceleri gezide yatan, direnen, gaz yiyen, ölen, hapse atılan bir sürü insanın var ettiği yeni bir kavramdır gezi parkı. sizin de dediğiniz gibi direniş öncesindeki park değil. orada emkleriyle, acılarıyla, göz yaşlarıyla binlerce kişinin (yeniden)var ettikleri bu mekanın üzerinde bu insanların hepsinin çok ciddi hakkı vardır. Hayatınızda bir çiçeğe bakmış olan bir insan bunu çok iyi kavrar. Baktığınız çiçeği size sormadan budasalar, saksısını, yerini veya toprağını değiştirseler, isteyerek veya istemeden ona zarar verseler, siz dersinizki ya bana niye sormadan bunu yaptınız. bu insanları dahil etmeden, kolektif bir süreç olmadan orayı sadece biz bize oturup düşünmek bir saygısızlık olur bu nedenle. Önce biz kendimiz gezi parkını yeniden var eden insanlara ve anılarına saygı göstermeliyiz. biz saygı göstermezsek bunu devletten, yerel yönetimden veya başkasından bekleyemeyiz.
saygılar
Hossein Sadri

Niye Karşı Çıkılıyor 4, Hossein Sadri

 Her kes düşünce üretebilir. İnsanları düşünmeye davet etmek güzel. Ancak dokunulmaza dokunmak üzere düşünce üretmeye teşvik edilemez. Düşünce yarışmayla üretilmez ayrıca. Forumlarda üretilir. Şu direniş sürecine bağlı hepimizin heyecanla takip ettiğimiz ve öğrenmeye çalıştığımız forumlarda. Orada kimseye ödül de verilmez. Kaldı ki maalesef tekrar ediyorum bunu bir tasarım konusu yapmak direnişe saygısızlıktır bence. Biraz da biz mimarlar iki adım geri atıp insanlardan öğrenmeye çalışsak diyorum sadece

Niye Karşı Çıkılıyor 2: Hossein Sadri,

fikirler üretildi direniş boyunca. (Bkz. konuyla ilgili yayınlanan bir sürü makaleye/dergiye) Orada çıkan ana fikir belli parkıma dokunma. meydanıoma dokunma. hükümet de dokunmasın, yerel yönetim de, partiler de, mimarlar da. konu yarışmaya gelince, direniş konusu bir yarışma konusu olabilir mi? para ödülü olan bir süreç bir fikir / eleştiri sürecimidir sizce? ayrıca bu bir fikir yarışması değil, fikir projesi yarışması ve özet olarak tasarım yarışmasıdır. oradaki sorun tasarım sorunu değil. insanların mekan üzerinde hegemonyasıdır. bu hegemonyanın ortayaçıkışında hep mimarlar devletler yanında yer alırlar. ilk kez bu direnişte bazı mimarlar insanların yanında yer alarak "dokunma"ma fikrine destek verdiler. insanların gündelik mekanda yaşama pratiklerini öğrenmeye/ desteklemeye çalıştılar. Bu süreci değerli kılan şeyler bunlar.

Niye Karşı Çıkılıyor 1: Hossein Sadri,

Sorun tasarim sorunu muydu yani? Bu kadar insan tasarimi begenmedigi icin mi oradaydi? Bu yarismanin birinci projesini uygulayalim derlerse sorunlar cozulecek mi? parkta yatan, orada çiçekler yerine bostan diken, orada kütüphane oluşturan, ve yaşamı şekillendiren, direnen insanların eylemleri aslında bize mimari tasarımla bunların olamayacağını öğretti. mimarların olmadığı bir mimarlığın kalitesini izledik hep beraber. bu direnişe saygı gösterelim lütfen.