Showing posts with label Cenan Kızılay. Show all posts
Showing posts with label Cenan Kızılay. Show all posts
Monday, 5 August 2013
Niye Kaşı Çıkılıyor 39, Cenan Kızılay
Burada karşı çıkılan; Gezi üzerine fikir üretilmesi değildir, zaten Gezi Olaylarında yazılan, tartışılan, hatta Serbest Kürsü gibi tartışma platformunun tasarlanması, Gezi Kütüphanesi’nin, Gezi Market’in kurulması üretilen fikirler sonucunda ortaya çıkmıştır. Gezi olaylarının nedeni bölgenin veya meydanın tasarımı, yapısal durumu ile ilgili olmadığı, ister fikir olsun, ister mimari proje olsun Mimar’ca yapılacak bir tasarımın, önerinin, anıtın veya düzenlemenin Gezi olaylarına bir çözüm, fayda, farklı bir bakış açısı, duyarlılık veya farkındalık sağlamayacak olmasıdır. Bu nedenlerden ötürü karşı çıkılmalıdır. Yarışmanın duyurusunda “Hedef: kamusal alan veya mekan üretimi” olarak belirtilmekte; zaten mevcut olan bir kamusal alan, mekan var. Yarışma sonucunda ortaya çıkacak “fikir” ile İ.B.B.’nin Taksim için düşünülen önerisinin arasında ne farkı olacaktır.. S.O.S.’in bu gerekçelerden dolayı bu yarışmayı yapması bir anlam ifade etmiyor..
Niye Karşı Çıkılıyor 8, Cenan Kızılay
Yarışmanın yapılmasını sağlayan kontrol güçlerinin dikkate alması gereken bazı noktalar var; Kenan Güvenç'in 2011 yılında incelediği 'Tahrir Meydanı' örneği bugun taksim için ne kadar tanıdık geliyor.
Kenan Güvenç - 18.02.2011 - GAU | Friday Seminars
İLAÇLAR OLDUĞU İÇİN HASTALIKLAR VAR..
Bütün bu yapılanlar, ister ideolojik olsun ister kültürel bir kalıbın içine sokulursa sokulsun; hepsinin tek bir amacı var; insanın toplumsal hayat tarafından kontrolünü sağlamak. Hepsi kontrol güçlerini bunların. Marksist de olsanız, varoluşçu da olsanız farketmiyor. Sonuçta mekan ve zaman adına öne sürdükleri herşey toplumsal hayatın kişi üzerindeki kontrolünün yeniden üretilmesine dönük bir amaç haline geliyor.
Bazı boşluklar vardır mekanın ve zamanın tasarlanmasında dikkate alınmayan mesela;
- instabilite (istikrarsızlık)
- çözülme (bir şeyin oluşmasından ziyade kendi bileşenlerinden başka bir şeye doğru çözümlenmesi)
- karşıtını doğurma
- dönüşümlü ölçeklerde bulunma
- açık hava : özgürlük
Tahrir örneğinde gördüğümüz gibi sadece şehrin içinde bırakılmış bir boşluk var ve o boşluğun kendisi açık hava olduğu için o şekilde özgürce kullanılmasına rahatlık sağlıyor.
Mekansal olanın yani kontrol edilen mekanın içi ile başlıyor. Temizlik ve hijyen duygusuyla başlıyor, dolayısıyla temizlik ve hijyen duygularının terk edilmesiyle beraber bizim özgürleşme alanlarımız başlıyor.
Hangi entellektüel kesimden olursak olalım, ÜSTLENMEYELİM, ORAYI YAPTIK demeyelim. Bizim (Mimarların) aslında yapabildiğimiz hiçbir şey yok aslında. Sadece kontrol edici güçlerin yanında mısınız? Değilmisiniz? Böyle bir tartışma mümkündür benim için...
Kenan Güvenç - 18.02.2011 - GAU | Friday Seminars
İLAÇLAR OLDUĞU İÇİN HASTALIKLAR VAR..
Bütün bu yapılanlar, ister ideolojik olsun ister kültürel bir kalıbın içine sokulursa sokulsun; hepsinin tek bir amacı var; insanın toplumsal hayat tarafından kontrolünü sağlamak. Hepsi kontrol güçlerini bunların. Marksist de olsanız, varoluşçu da olsanız farketmiyor. Sonuçta mekan ve zaman adına öne sürdükleri herşey toplumsal hayatın kişi üzerindeki kontrolünün yeniden üretilmesine dönük bir amaç haline geliyor.
Bazı boşluklar vardır mekanın ve zamanın tasarlanmasında dikkate alınmayan mesela;
- instabilite (istikrarsızlık)
- çözülme (bir şeyin oluşmasından ziyade kendi bileşenlerinden başka bir şeye doğru çözümlenmesi)
- karşıtını doğurma
- dönüşümlü ölçeklerde bulunma
- açık hava : özgürlük
Tahrir örneğinde gördüğümüz gibi sadece şehrin içinde bırakılmış bir boşluk var ve o boşluğun kendisi açık hava olduğu için o şekilde özgürce kullanılmasına rahatlık sağlıyor.
Mekansal olanın yani kontrol edilen mekanın içi ile başlıyor. Temizlik ve hijyen duygusuyla başlıyor, dolayısıyla temizlik ve hijyen duygularının terk edilmesiyle beraber bizim özgürleşme alanlarımız başlıyor.
Hangi entellektüel kesimden olursak olalım, ÜSTLENMEYELİM, ORAYI YAPTIK demeyelim. Bizim (Mimarların) aslında yapabildiğimiz hiçbir şey yok aslında. Sadece kontrol edici güçlerin yanında mısınız? Değilmisiniz? Böyle bir tartışma mümkündür benim için...
Subscribe to:
Posts (Atom)